Galatasaray’a yakışan bir adam


Galatasaray’a yakışan bir adam

Galatasaray-Kasımpaşa maçından bu yana herkes Fatih Terim’in ilk 11’de sahaya çıkardığı 18 yaşındaki Ozan Kabak’ı konuşuyor.

Galatasaray’ın geleneğinde böyle gençleri sahaya çıkarmak vardır.

Mesela Bülent Korkmaz ilk kez Galatasaray forması ile sahaya çıktığında 17 yaşındaydı. Mustafa Denizli, yanlış hatırlamıyorsam Monaco maçında sonrasında “Büyük kaptan” olacak Bülent’i taraftarla tanıştırmıştı.

Sonrasında Emre Belözoğlu da, Arda Turan da çok genç yaşlarda alt yapıdan gelen gençler olarak sahaya sürüldüler. Keza Okan Buruk Galatasaray forması ile Eintracht Frankfurt’a kök söktürüp ayakta alkışlandığı maçta 19 yaşına ya basmıştı, ya basmamıştı.

Ancak benim için Ozan Kabak’ın müthiş bir önemi, müthiş bir değeri var. Niye mi? Bakın genç Ozan, bu ülkenin kurucusuna saygısızlık yapmanın moda ve geçer akçe olmaya başladığı bir dönemde sosyal medya hesabından neler yazmış.

Toroğlu’ndan Galatasaraylı futbolcuya övgü!


Toroğlu’ndan Galatasaraylı futbolcuya övgü! ”Sahanın en iyisiydi ve en beğendiğim yanı da…”

Sabah Spor Yazarı Erman Toroğlu, Galatasaray’ın Kasımpaşa’yı 4-1 mağlup ettiği karşılaşmayı değerlendirdi.

Maç başlıyor ve Kasımpaşa, Galatasaray’ın bütün alanlarını kapatıyor, rahat çıkmasını engelliyor. Sarı-kırmızılılar da ona yardım ediyorlar. Nasıl mı ? Galatasaray ağır oynuyor. Bu da Kasımpaşa’nın işine geliyor.

İlk yarıdaki olaylardan biri de şu: Galatasaray hücum ediyor; zaten az gidiyorlar, top Kasımpaşa defansından dönüyor. G.Saray arkasından orta alana, orta alandan da ileriye baskı olmadığı için bütün dönen topları Kasımpaşalı oyuncular alıyorlar. Ne zamana kadar? Galatasaray öne geçene kadar. Öne geçince olay çözülüyor. Çünkü artık Kasımpaşa, Galatasaray’ın üstüne gelmeye mecbur. O zaman da Galatasaray’ın çabuk adamları sahneye çıkıyor. Biraz da topu iyi kullanınca fark geliyor.

Rodrigues, ilk alındığında herkes dedi ki; Bruma gibi; hayır değil.. İkisi de çabuk. İkisi de adam geçebiliyor. Ama Rodrigues’in finali, Bruma’nın çok üzerinde.

Stoper Ozan sahanın en iyisiydi. Zamanlaması çok iyi, kesici ve en beğendiğim yanı da rakip üzerine geldiğinde düşürmeye kalkmıyor. Tam bir defans adamı…

Bülent Yıldırım’ın verdiği bir penaltı kararı var. Arkadan ve önden yapılan kamera çekimlerinde, sanki penaltıymış gibi geliyor. Ama bir pozisyon var ki, iki futbolcuyu kesitten çekiyor. Bu çekimde Galatasaraylı oyuncu, son anda ayağını rakibin önünden geri alıyor.

Beyazlı oyuncu da kendini atıyor. Bana öyle geldi. En son atılan gole niye VAR el koymadı, merak ediyorum? Çünkü yarın gelecek olan şampiyonluklarda 1 golün bile önemi büyük.

Ben tam da bunları yazdırırken, hakem VAR’a gitti ve golü iptal etti. Anlayamadığım bir olay var. Ofsayt için hakem VAR’a gitmeyecek; yukarıdan üç boyutlu görüntülerle pozisyon çözülecek ve hakeme bildirilecekti. Tabi bu genelde söylenenler, demek ki söylentilere inanmayacağız.

Erman Toroğlu / Sabah

Öyle işler yaptı ki


”Öyle işler yaptı ki, Kasımpaşa defansını üç-beş dakika içinde çökertti”

Milliyet Gazetesi Spor Yazarı Şansal Büyüka, Galatasaray’ın Kasımpaşa’yı 4-1 mağlup ettiği karşılaşmayı değerlendirdi.

Galatasaray, şu günlerde 150 kilometre hızla esen ve Amerika’yı kasıp kavuran “Florence kasırgası” gibi esmek için tam 50 dakika bekledi. Sıkıntılar çekti… Ama sonrası gerçekten fırtına…

Özellikle ikinci yarının ilk beş dakikası belki de maçın kaderini belirledi. Daha 46. dakikada Diagne’nin üç metreden kaleye giden topuna genç Ozan müthiş bir ayak koydu. Hemen dört dakika sonra Serdar Aziz’in ters vuruşu ile Galatasaray kalesine yönelen topu kaleci Muslera, çok da zor durumda olmasına rağmen olağanüstü bir refleksle kornere attı.

Sonrası gerçekten fırtına, adeta kasırga gibi… Her şey bir yana, Galatasaray’da Rodrigues gibi fark yaratan bir oyuncu var. Bizim Süper Lig’de herkesten hızlı… Karşısındaki kalabalıklardan sıyrılma ve önünü açma konusunda herkesten daha becerikli… Son vuruş derseniz, herkesten çok daha iyi… Öyle işler yaptı ki, 50 dakika aslanlar gibi savunma yapan Kasımpaşa defansını üç-beş dakika içinde çökertti.

Galatasaray’a gönül verenler biliyorum ki, bu galibiyet kadar, belki de çok daha fazla Ozan’ın performansına sevindi. Bakmayın Ozan’ın penaltıya neden olmasına… Çok iyi işler yaptı. Özellikle ilk yarıda Linnes, her fırsatta hücuma çıkıp geriye hiç dönmedi. O boşluklardan Trezeguet gibi bir tehlike her gelişinde, karşısında Ozan’ı buldu. Ozan kademe anlayışıyla çok iyi hamleler yaptı, Trezeguet’e nefes bile aldırmadı.

Kasımpaşa’nın ilk yarıda oyunu dengede götürmesinin nedeni orta alanda Pavelka ile Sadıku’nun, Ndiaye ve Donk karşısında üstünlük kurmasıydı. Açıkçası Galatasaray bu yarıda kenarlardan hızlı hücumu düşünmeyince Kasımpaşa’nın hesapları tuttu.

Ancak Kasımpaşa, ikinci yarıda, Amerika ‘yı kasıp kavuran Florence Kasırgası’nın Aslantepe’ye kadar geleceğini hesaplayamadı. Öyle bir fırtına ki, öyle bir Galatasaray ki, Kasımpaşa’yı önüne kattı, silip süpürüp, darmadağın etti.

Bu kadar farka giden bir maç olmasına rağmen, özellikle ilk yarı ve ikinci yarının başındaki kurtarışı için kaleci Muslera ‘nın hakkını teslim etmemiz gerekiyor. Seyirci belki Eren Derdiyok’un durgun oyununa homurdanıyor ama geçen yıl 19 maçta 3 gol atan Eren’in bu yıl 5 maçta 3 gol attığı unutulmasın. Buna rağmen Eren’in işi zor… Gomis’ten sonra kim gelirse gelsin işi zor…

Bir kez daha gördük ki, Galatasaray için Aslantepe’de sorun yok. Farklı galibiyetlerle kazanmaya devam ediyor. Zaten maçlar sadece Aslantepe’de oynansa ligin tadı kalmaz, Galatasaray kestirmeden şampiyonluğunu ilan ederdi.

Her şey bir yana… Güzel goller, iyi bir maç, coşkulu ve dolu tribünler, Galatasaray’ın farklı galibiyeti… Benim için bunlardan çok daha önemlisi, Fatih Hoca’nın Ozan Kabak’ı Türk futboluna takdim etmesiydi.

Şansal Büyüka / Milliyet

Terim, keşke olsa diye düşünüyordur’


”Terim, ‘Bruma nerede, keşke olsa, Rodrigues’in yanına koysam’ diye düşünüyordur”

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig’in 5. haftasında Kasımpaşa’yı 4-1 mağlup etti.

NTV yorumcusu Rıdvan Dilmen “Yüzde Yüz Futbol” programında Galatasaray’ın Kasımpaşa’yı 4-1 mağlup ettiği karşılaşmayı değerlendirdi.

MAÇTA ÖNCE DEMİŞTİM

Maçtan önce hasta Galatasaraylı bir arkadaşımla konuştuk. ‘En kötü 3-1 ya da 4-1 yenersiniz’ demiştim. Telekom’daki Galatasaray ile her yerdeki Kasımpaşa’yı değerlendirdim.

RUS RULETİ OYNUYOR

Kasımpaşa, Rus ruleti oynayan bir takım. Sürpriz olan ilk yarının 0-0 bitmesiydi. Alanyaspor’u iç sahada 6-0 yenen Galatasaray bu kez 4 attı. Galatasaray’ın evindeki, Kasımpaşa’nın her yerdeki maçları eğlenceli oluyor.

MUSLERA FARKI…

Kasımpaşa, Sivasspor karşısında 3-0 kazandı ancak 4-3 kaybedebilirdi. Galatasaray, Sivasspor kadar pozisyona girdi ve attı. Kasımpaşa da girdi ancak Muslera farkı vardı.

MAÇLAR EĞLENCELİ OLUYOR

Galatasaray’ın evindeki maçları, Kasımpaşa’nın ise her yerdeki maçları eğlenceli oluyor. Maçlarına gitmek lazım. Güzel oynuyorlar. Doğru oyun farklı bir şey ama oyunları güzel.

MUCİZE OLURDU

Bu maçın 0-0 bitmesi mucize olurdu. Galatasaray’ın evinde gol atmadığı tek maç var. Geçen sezonki Fenerbahçe maçı. Hava şartları, maçın cuma oynanmasına rağmen taraftar yine geldi.

BU MAÇTA YOK OLDU

Kasımpaşa bildiğimiz gibi Kasımpaşa. Hücum oynamaya çalışan bir takım. Geçen senenin yıldızı Trezeguet, bu maçta yok oldu.

OZAN İÇİN KUTLAMAK LAZIM

Ozan Kabak için Terim’i kutlamak lazım. Ehliyetini yeni almıştır. Ehliyetini daha yeni alma hakkı kazanmış, kahvehaneye, lokale yeni girme hakkı elde etmiş. Maicon’u oynatmayarak Ozan diye bir genç oynatıyorsunuz. Hata da yapabilirdi ama önemli değil.

MEĞER İLGİLENMİŞLER

Maç içinde Sinan’ın yerine Yunus’u alacağını tahmin etmiştim. Terim’in Selezynov’un transferini düşünmemesine şaşırmıştım. Meğer ilgilenmişler. Çünkü tanıyorum Fatih Terim’i.

ÖĞRENMENİN YAŞI YOK

Kaç yaşında olursanız olun öğrenmenin yaşı yok. Belki Fatih Terim’in cezalandırdığı futbolcu ileride daha başka seviyede oynama şansı bulacak…

BU KADRO YETMEZ

Ozan Kabak’ın tecrübesi zayıf ama pozisyon bilgisi iyiydi. Diagne’yi iyi savundu. Terim, ‘Bruma nerede, keşke bende olsa, Rodrigues’in yanına koysam’ diye düşünüyordur. Bu kadro şampiyonluk için yetmez. Hoca da bunu biliyor. Devre arasına kadar takımı taşımaya çalışacak.

İNANILMAZ TABLO

Galatasaray’ın problemi belli. Galatasaray evinde son 20 maçın 19’unu kazanmış. Şampiyonluğu da bu yüzden kazanmıştı. Attığı gol 57, yediği gol 47. İnanılmaz bir tablo bu.

ÖNEMLİ BİR DEFO

Deplasmanda 18 maçta 9 kez kazanmış. Averajı ise +1 sadece… Çok çok çok önemli bir defo. Bunu halledeceksiniz. Bunu halledersen kesin şampiyonsun.

MİLLİ TAKIMIN STOPERİ OLUR

Ozan Kabak, milli takımın stoperi olabilir. Galatasaray’da oynuyor, tabi olabilir. 18 yaşında olmasına rağmen hem kadroya giriyor hem 11’de oynuyor. İnşallah böyle devam eder.

BEYNİNDEKİ TAKIM DEĞİL

Bu takım, Fatih Terim’in beynindeki takım değil, bunu biliyoruz. Bu seviyedeki önemli maçları arka arkaya kaldıramayabilirler. Allah’tan Şampiyonlar Ligi’nde ilk maç içeride ve Lokomotiv Moskova ile olacak. Galatasaray’ın ufak da olsa favori durumu var.

YEDİKLERİNE BAKMALI

Galatasaray attıklarına değil yediklerine bakmalı. Bu maçta kalesinde 4 net gol pozisyonu gördüler. Alanyaspor maçında bu pozisyonları yemediği için kadroya güvendi ve Trabzonspor’a aynı takımla çıktı.

BEKLEYEN OYUNCU YOK

Galatasaray’da hücumda yerleşik bekleyen bir oyuncusu yok. Quaresma gibi topu alıp, bekleyecek bir futbolcu yok. Rodrigues topu alıp direkt gitmek istiyor. Ancak vuruşlarını çok geliştirdi.

RODRIGUES’İ GOL KRALI YAPAR

Oğuzhan Özyakup, Rodrigues’i yakalasın oyuncuyu gol kralı yapar. Muazzam bir ikili olurlar. Oğuzhan, Beşiktaş’ta tamamlanamıyor. Quaresma ayağa isteyen bir oyuncu olduğu için Quaresma’nın özellikleri pek gözükmüyor.

HOCA DA MALZEMEYİ GÖRDÜ

Çalım farklılaştırır. Messi’nin en büyük özelliği nedir? Çalım atması. Rodrigues de iki tarafa birden çalım atıyor. Sürekli kendini geliştiriyor. İlk oynadığı maçta bu oyuncu da malzeme var demiştim. Hoca da bunu gördü. Bir gün Galatasaray’a gidersem bunu oynatırım dedi.

EN İYİ DÖNEMİNDE

Terim ile son yıllarda çalıştım. Vur diyordu hep bana. Kaçırman önemli değil vur derdi. Böyle oyuncular attıkça özgüveni artar. Futbolcuların en iyi olduğu yıllar vardır. Rodrigues en iyi döneminde.

ŞİŞEYE BİR TANE ÇAKMIŞTIR

Terim yüksek ihtimal soyunma odasında soldaki duvara bir vurdu. Yerdeki su şişesine bir tane de çakmıştır. Bundan bahsediyor herhalde. (Terim’in “Devre arasında herkesin tahmin edebileceği bir süreç geçirdik ve ikinci yarıda oyuncularımız kendine geldi” sözleri için)

DOĞRU DEĞİL

Türkiye’de ‘Terim, ona kızar, buna kızar, maçı alır’ algısı var. Soyunma odasında yılda 4 kere falan sinirleniyordur. Her maç yapsa bu kadar yabancının olduğu yerde umursanmaz zaten. Oyun bilgisi, taktiksel bilgisi olmasa bu kadar başarılı olmaz. Kendisini böyle göstermesini doğru bulmuyorum.

BERABERLİK ÇOK OLUR

Lokomotiv Moskova zor kaybeden ama zor da bir kazanan takım. Maçta 45-50 bin seyirci olacağını düşünüyorum. Hocanın bu 11 ile çıkacağını sanmıyorum. Barcelona, Juventus, Manchester City gibi takımlar gelmedi ne ballısın deniyor. Bu daha tehlikeli bir grup. Burada birincilik şansın var ama sonuncu da olabilirsin. Daha fazla beraberliklerin olacağı bir grup görüyorum.

”Fatih hocamız bizi stoper transferinden kurtardı”


”Fatih hocamız bizi stoper transferinden kurtardı”

Galatasaray İkinci Başkanı Abdürrahim Albayrak, Spor Toto Süper Lig 5. haftasında oynanan ve 4-1 kazandıkları Kasımpaşa maçının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Albayrak’ın açıklamaları şu şekilde:

“HAK ETTİĞİMİZ BİR 3 PUAN”

“Yağmurla beraber futbolcularımız inanılmaz performans sergiledi. Hak etmiş olduğumuz 3 puanı ve liderliği aldık. Taraftarlarımıza armağan olsun. Bizi yanlız bırakmayan Meclis Başkanımız Binali Yıldırım bize destek ve moral verdi. Hem kulübümüz ve şahsım adına teşekkür ediyorum.

“FATİH HOCAMIZ BİZİ KURTARDI”

“Dedik ya Fatih hocamızın sürpizleri bitmez. Sürprizlerinden birisi de bu Ozan Kabak… Fatih hocamız bizi stoper transferinden kurtardı.”

“GALİBİYET BEKLİYORUZ”

Hafta arası Şampiyonlar Ligi’nde oynanacak olan Lokomotiv Moskova maçı hakkında da konuşan Albayrak, “İnşallah o maçtan da güzel bir sonuç alacağız. Galibiyet bekliyoruz. Fatih hocam ve futbolculara güveniyoruz.” dedi.

”O gerginlik olmasaydı maç…”


”O gerginlik olmasaydı maç…”

Fotomaç yazarlarından Serkan Korkmaz, Galatasaray’ın 4-1 kazandığı Kasımpaşa maçını değerlendirdi.

Sadece Galatasaray değil Kasımpaşa da koskoca 45 dakikayı boşa geçirdi. İlk yarı Nuri Bilge Ceylan filmi gibiydi. İlk 45’teki kötü futboldan dolayı sadece Terim’i değil Kemal Özdeş’i de eleştirmek lazım. Keza; lider çıktığı maçta oynattığı pısırık futbol Özdeş’e hiç yakışmadı. Bu maç onun için bir sıçrama tahtası olabilirdi. Beni takip edenler bilir, Kemal Hoca en beğendiğim hocalarından birisidir. Hala da öyle…

İkinci yarı meğerse bizi bir John Woo filmi bekliyormuş. Maç “tıngır mıngır” giderken Aslan, ilk gol pozisyonunu 50’de Eren’in kafasına gelen topla buluyordu. 56’da Eren, golü atmadan birkaç dakika önce iki takım arasında arbede yaşandı. Hakem tarafından iki sarı kartla geçiştirilen itiş kakış -bence- maçın kırılma anıydı. O gerginlik olmasaydı maç Galatasaray’ın istediği şekilde gelişmeyebilirdi.

Galatasaray’ın yedek kulübesine bakınca aklıma o fıkra geldi; “Bu arabayı Gorbaçov sürüyorsa, kim bilir arka koltukta kim oturuyordur?” diye biten… Yedekte; Onyekuru, Fernando, Mariano ve Feghouli olunca insan sahada muazzam bir kadro var zannedebiliyor.

Maçı izleyemeyenler, skora bakınca Galatasaray’ın çok rahat bir galibiyet kazandığını düşünebilir. İlk yarı Paşa, organize olamayan Cim-Bom’un “sıkıntılı” defansı üzerine gitse, 2. yarıda Muslera, Serdar’ın ters vuruşunu kurtaramasa, başka türlü biten maç da olabilirdi. Bunlara Emre’ye sert faul yapan İlhan’ın kattığı gerilim de eklenince son şampiyon lideri farklı yendi.

Serkan Korkmaz / Fotomaç

İlk yarı 2 an, 2. yarı tastamam


İlk yarı 2 an, 2. yarı tastamam

Vatan Gazetesi Spor Yazarı Mehmet Ayan, Galatasaray’ın 4-1 kazandığı Kasımpaşa karşılaşmasını değerlendirdi.

An paranteziyle geçen ilk yarı! Trabzon maçının onbiri değişmiş ama anlayışı kalmış futbol yapısı! Oz(an) ile Sin(an) gücüyle ayakta kalınan bir 45 dakika! Sinan’ın top taşımaları, Ozan’ın yerinde müdahaleleri dışında, biraz Linnes ile sürgit gitmeyeceği çok belli olan sarı-kırmızılılar, ikinci yarıya da mahkum başladı. 4 dakikada 2 pozisyon buldu Kasımpaşa; hem de ilk yarıdakilerden daha net!

Beylik laflara lüzum yok! Yılbaşına kadar 28 kişi bu oyuncular. Ozan da Sofian da Sinan da Eren de 3 kulvarda yürüyecekler! Fatih hocanın 11 tercihini eleştirebilir çoğu kişi. Haksız da denemez. Bu denli radikal kadro beklenmiyordu. Tabii rotasyon, tabii Moskova maçı, tabii cezalandırma, tabii sakatlık/ceza…

Bunlar aklımızdan geçerken Eren’in golü, başlayan yağmur, Gary ile 2 bulundu. Sonrası yağmurla coştu. İlk gol öncesi taç çizgisi kenarında İlhan Depe’nin Emre’ye yaptığı faul ve sonrasında gerilen havanın atmosferi hemen golü, eş zamanlı yağmuru ve sonunda da Galatasaray’ı getirdi sahaya. 55 dakika uyuyan aslan enikonu uyandı. Garry 3. golünde şiir yazdı! Serdar da maçı bitirdi.

Şimdi gözler salı gününde… Ön taraftaki 6’lı seçimini merakla bekliyorken bir de arkadaki stoper tercihi gündemimiz oldu. E.Belözoğlu’na 16 yaşında Devler Ligi’nde forma veren Terim’in, 18 yaş 6 aylık Ozan’a forma vermeyeceğini düşünmek saflık olur.

Aferim bu delikanlıya


”Her takıma lazım, penaltıda hakkı yendi, aferim bu delikanlıya”

Vatan Gazetesi Spor Yazarı Serhat Ulueren, Galatasaray’ın 4-1 kazandığı Kasımpaşa karşılaşmasını değerlendirdi.

Neredeyse 1 yılda yağacak yağmur 2 günde yağmış İstanbul’a. Üstelik zamanında mimarisi yanlış yapıldığı için çimlerin % 80’i güneş ışınlarını sağlıklı görememesine rağmen tek çim kalkmadı. Ankara’nın, İzmir’in hatta Vodafone Park’ın berbat zeminleri ortadayken böyle mükemmel atmosfer yarattıkları için Mustafa Cengiz ve stattan sorumlu yönetici Mahmut Recevik’i kutluyorum. Daha çok tebrik edilecek adam var.

Mesela Fatih Hoca. Trabzon’dan 2 hafta önce 4 yiyen takımı bu kadar hızlı ayağa kaldırıp, üstelik ağır şartlarda ve formda bir rakibe karşı 2. yarıda böyle ofansif ve ciddiyetle oynattığı için.

Mesela Abdurrahim Albayrak. Belli ki 4 yiyen ve demoralize olmuş oyuncuları hayata döndürmek için maddi-manevi mesai harcamış. Rodrigues’i Eren’i, Muslera’yı ateşlemiş. Ama parayla ama sözleriyle.

Mesela Muslera.. Hele bir ters top kurtardı ki olacak şey değil. Rakip sert orta yapıyor, Serdar kesmek isterken kalesine gönderiyor ve kontrpiyede kalmasına rağmen kornere tokatlıyor.

Mesela Rodrigues.. 1 aydır yok ama belli ki iyi çalışmış ve kondisyon eksikliğine rağmen 2. yarı etkiliydi ve usta işi 2 gol attı.

Mesela Linnes ve Nagatomo. İki kanat da çok başarılıydı. Asli görevleri defansı titizlikle yaparken hücumda da arkadaşlarına güzel ikramlarda bulundular.

KARARLAR YANLIŞ

Mesela 18’lik Ozan Kabak. Başkalarını bilmem ama kabağı çok severim ve faydaları yazmakla bitmez. Ozan her takıma lazım. Penaltıda hakkı yendi. Ayağını uzattığında Diagne çoktan düşmeyi kafasını koymuştu. Aferim bu delikanlıya.

Ve son tebrik seyirciye. Cuma trafiğinde, bitmeyen yağmura ve Trabzon’daki farka rağmen 35 bin kişi Telekom’a geliyorsa helal olsun onlara. Galatasaray seyircisi diğer takım taraftarlarına büyük ders veriyor.

Sonuç Galatasaray 2. yarıdaki mükemmel oyunuyla farka koştu. Yardımcı hakemleri beğendim ama sürekli VAR’a koşan Bülent Yıldırım’ın 2 VAR kararını da doğru bulmadım.

”Fatih Terim’in Trezeguet’i durdurmak için Mariano’nun…”


”Fatih Terim’in Trezeguet’i durdurmak için Mariano’nun…”

Sabah Gazetesi Spor Yazarı Levent Tüzemen, Galatasaray-Kasımpaşa maçı öncesinde değerlendirmelerde bulundu.

Mariano’nun bölgesine özel önlem şart

Galatasaray, evinde taraftarlarının rüzgarını arkasına aldığında kazanmak için üst düzey mücadele sergiliyor. Ligdeki 4 maçını da kazanan Kemal Özdeş’in Kasımpaşa’sı “Antrenör takımı” görüntüsüyle disiplinli ve kontrollü oynuyor. Özellikle Trezeguet Kasımpaşa’nın kontrataklarını yönetiyor. Bu silahı durdurmak için Terim, mutlaka Mariano’nun bölgesine önlem almalı. Çünkü Brezilyalı sağ bekin hızı, Mısırlı oyuncuyu durdurmaya yetmez. Galatasaray dikkatli olup Kasımpaşa’nın “Önce durdur, sonra vur” tuzağına düşmemeli.

Terim’in savunmaya Donk’u monte edeceğini, orta alanda Fernando-Ndiaye ikilisini oynatacağını düşünüyorum. Emre Akbaba; oynayan, oynatan, gol pası veren ve gol atabilen bir yetenek. Emre’nin 10 numara gibi oynayıp Galatasaray’ın ataklarına ve gol gücüne ciddi katkı sağlayacağına inanıyorum.

”Fatih Terim’e artık bu yetmez”


”Fatih Terim’e artık bu yetmez”

Emre Akbaba’nın yükselen performansı beIN MANŞET’te mercek altına alındı.

Mehmet Demirkol, Fatih Terim’in yeni bir oyun planı oluşturması için Fernando ve Ndiaye’nin Melo ve Selçuk gibi bir oyun tarzına geçmesi gerektiğini söyledi.

Emre Akbaba’nın Eren Derdiyok’un forvetteki yeni partneri olacağı ve Fatih Terim’in 4-4-2 sistemi ile sahaya çıkacağı yönündeki haberi değerlendiren Demirkol; “Galatasaray’da orta sahadaki 4’lünün merkez ikilisi önemli. Ndiaye ve Fernando oynayacak. Bunun olması için Fernando’nun Fatih hocanın istediği oyunu oynaması lazım, Tudor’dan kalma oyunu oynamaması lazım. Ndiaye ve Fernando’nun birbirini tamamlayan ikili olmaları lazım. Melo ve Selçuk gibi oynamaları lazım. Fernando, Tudor döneminde savunmanın önünde trafiği başlatan oyuncuydu ve bunu çok iyi yapıyordu. Fatih hoca bununla yetinmez. Bunun belirtilerini de görüyoruz. Ndiaye’nin bunu yapabileceğini Osmanlıspor döneminden biliyoruz. Ndiaye, Tudor döneminde neredeyse 10 hafta rakip ceza sahasına girmedi. Çünkü başka bir görevi vardı. Şimdi Fatih hocaya bu yetmez. Ndiaye ve Fernando’nun Melo ve Selçuk’tan hatırladığımız gibi birbirlerini tamamlaları gerekiyor. O zaman Emre Akbaba ileride oynayabilir.”